Hayal’in kelime anlamı Türkçe sözlüklerde karşımıza,
“Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge”
diye çıkar. Hayal kurmak; dünyada ücret ödemeden yapabileceğimiz, kimseye hesap
vermeden ve kolayca gerçekleştirebileceğimiz nadir eylemlerden birisidir.
Belki de insanın kendini en özgür hissettiği zamanlar
diyebiliriz. İnsan kendisiyle baş başa kaldığı zamanlarda aklının sınırlarını
zorlayarak mutlu olacağı şeyler düşünür. Koskocaman dünyada; kendini bir
şeylerden bağımsız, kısıtlanmamış fikirler eşliğinde özgürlük ülkesinde
yaşıyormuş gibi hisseder. Bütün bu özgürlük kavramlarına aç olduğu için önce
hayal kapısına ulaşır ve daha sonra her fırsatta hayal kurma eylemine başvurur.
Şimdi konu başlığımıza gelirsek, bazı insanlar da
hayal kurmayı bir araç gibi kullanır. Belirli bir işi gerçekleştirmek için
atılması gereken bir adım gibi. Yani hayal kurmanın bütün o güzelliğini
göremeden, hissedemeden sadece adımını atar. Bu konuda aklıma gelen ilk iş,
uyumak oldu. Aslında bu duruma birkaç örnek daha verebiliriz. Mesela, kitap
okumak ve klasik müzik dinlemek olabilir. İnsan, uykusu gelsin diye bir kitabı
anlamadan sadece gözlerini yormak için okuyabilir veya klasik müzik dinleyerek
zihnini gereksiz düşüncelerden arındırıp uykusunu getirmek için kullanabilir.
Uyumak için hayal kuran insan; hayalindeki dünyanın güzelliklerini hissedemez,
o duyguyu yaşayamaz veya onun tadını alamaz. Bu insan, yatağına girdiğinde
hemen uyuyamaz, uyumak için yatağın içinde tavaf eder, otobüse biner binmez
gözlerini kapatır ve uyumak için kendine bir araç bulur, hayal kurmak.
Kısıtlanmaya alışmıştır. Ağzından çıkacak kelimeleri,
çevresindeki insanlara ve bulunduğu topluma göre düşünür, taşınır öyle çıkartır.
Birçok sorun karşısında çözüme ulaşmak için fazlasıyla zorlanır.
Oysa hayal kurmak için her fırsatta araç türeten insan
da vardır. Bu insan, hayalinde ki dünyada yaşamak, mutluluğu hissetmek veya
düşünceler içinde kaybolmak için kendisine, mekân zaman fark etmeden fırsatlar
bulmaya çalışır. Otobüse binip cama kafasını dayadığında gözleri boş boş
bakıyormuş gibi görünür. Gözlerini ufuk çizgisine sabitleyip hayal dünyasına
girer. Bazen sessizlik oluştuğunda bazen de büyük bir ses topluluğunun içinde hayal
kurmayı becerir. Eğer ki istemediği bir ortamda bulunuyorsa kurtulmak için
kendi kurduğu hayal dünyasında zamanını geçirebilir.
Özgürce yaşamanın tadını bildiği için, kısıtlanmayı
istemez ve bunu başarmak için de kendisini kısıtlayacak insanlar veya toplumun
içerisinde fazla bulunmaz. Bazen gerçek hayatta yaşadığı, çözümleyemediği veya
içinden çıkamadığı durumu kurduğu hayaller doğrultusunda sonuca bağlar. Hayal
kurabilmenin avantajlarını rahatlıkla kullanabilir.
Evet! Sayın okur, yazımı Zülfü Livaneli’nin Kardeşimin
Hikâyesi kitabından bir sözle bitirmek istiyorum, “Kurgunun hayattan daha
gerçek olduğunu, daha doğrusu gerçeği anlamanın tek yolu olduğunu düşünüyorum.”
DURMA! ÖZGÜRCE HAYAL
KUR…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder