Bize Gönderin

Bize Gönderin;
Sevgili okur, eğer sen de bizimle yazdıklarını paylaşmak istersen, yazını önümüzdeki ayın 7'sine kadar -bokgibi1blog@gmail.com - mail adresine gönderebilirsin.
" Haydi dök bize kuruntularını... "

11 Mart 2019 Pazartesi

Gayelenmek -Delikadir-


Sözlük anlamı; amaç, erek olan gaye kelimesi bana göre ‘yol’ ile aynı anlama gelir. Yol denildiğinde gözümüzün önüne bir karayolu gelmesi, bir cadde veya bir sokak hayal etmemiz belki de ne kadar sığ düşündüğümüzün, kelimelere ne kadar basit yaklaştığımızın bir göstergesidir.
Yol aslında, yaşamımız boyunca aldığımız her bir nefestir diyebiliriz. Dünyaya geldiğimiz an yola koyulmuşuz demektir.  Her insanın kendine has bir yolu vardır, bazı durumlarda bu yollar başka yollarla kesişir, bazı durumlarda bu yollarda yönlendiriciler olur, bazı durumlarda bu yönlendiricilere uyarak bir şeyler başarırız, bazı durumlarda bu yönlendiriciler bizi başka insanlara götürür, bazı durumlarda bu insanlarla aynı yolu paylaşırız, bazı durumlarda girdiğimiz yollar bizim ilk hedefimiz olur, bazı durumlarda kendimize yeni bir yol çizeriz, bazı durumlarda çizdiğimiz bu yollar arkadan gelenlere kılavuzluk eder, bazı durumlarda peşimizden gelenleri ya bizimle birlikte uçuruma sürükleriz ya da Babil’in Asma Bahçeleri’ne götürürüz, bazı durumlarda bu yollarda bazı durumlar gerçekleşir.

İşte burada, işin içine ‘gayelenmek’ giriyor. Çıktığımız o yolda gayenin ne olduğunu öğreniriz, o yol bizi gayemize götürür. O yol üzerinde ölüme gitmek bile bir gayedir aslında. Uçurumun kenarına doğru yürümek ve uçuruma son adımı atmak gerekir. İnsan, dünyaya gelir ve gayesi uğruna bir yolda yürür. Önemli olan ise bu yolda kendine bir gaye edinmek, bu gayeye giderken yolunu ve içini güzel tutmaktır.


Bu yol ancak kişinin hayalleri, hedefleri ve uğraşları sonucunda güzelleşir. Senin hayallerin kadar o yolun kenarında çiçekler açar. Hedeflerin doğrultusunda kendine yan yollar bulup bir ağacın dalları gibi yolunu dallı budaklı yapabilirsin, uğraşların sonucunda o yolu başka insanların yollarıyla kesiştirip o yol boyunca kendine yol arkadaşı edinebilirsin. Yazı işiyle uğraştıkça yolun kenarında yazarlar kıraathanesi belirecek, kütüphaneler olacak. Enstrüman çaldıkça yolun kenarında orkestralar çalacak, her tür müziği duyacaksın. Tiyatro mu yapıyorsun, yol boyunca tiyatro sahneleri arasında yürüyeceksin, sağında William Shakespeare, solunda Ferhan Şensoy olacak. Bilim insanı olma yolunda ilerledikçe her tarafında deneyler, araştırmalar, beyaz önlüklüler olacak. Bir sporcu olmak istediğinde o yolda, belki de binlerce insanın izlediği bir spor müsabakasında bulunacaksın ve her halükârda o yolda olacaksın. Hayatına bir insan girdiğinde o yolu beraber yürüyeceksiniz, artık o yolda kararları beraber vereceksiniz, yolun kenarlarını beraber süsleyeceksiniz. Hayalleriniz ve hedefleriniz ortak bir noktaya varmaya başlayacak. ‘Yollarımızı ayırdık’ sözü de bu sebeple söylenir bana göre, beraber onca yolu yürümüş ve o yürünen yolu beraber inşa etmiş olsanız da bir gün o yolu ayırabilirsiniz, tekrar kendi yollarınızda yürümeye devam edebilirsiniz.

Gayeniz uğruna yürüdüğünüz yolda peşinizden birileri gelebilir. Bu insanlar, sizin yolunuza saptıktan sonra artık onlara kılavuzluk etmeye başlamış olursunuz. Yürüdüğünüz yolda başka yollara saparak gayenize ulaşmaya çalıştığınız gibi aslında arkanızdan gelenleri de kendi yolunuza sokarak etkileyebileceğinizi, onların yolunu iyiye veya kötüye götürebileceğinizi asla unutmamanız gerekir.
Aşık Veysel, yıllar öncesinde bu durumu güzel bir şiirle dile getirmiş ve çıktığı yolu, bizlere gözleri kapalı bir şekilde anlatmıştır;

Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldeyim
Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece

Bu hayatta bir yol üzerinde olduğumuzu ve bu yol üzerinde gayelendikçe yolumuzun bir anlama varacağını unutmamalıyız. Yola çıkmak önemli değil, zaten yoldayız fakat yürürken hayallerimize, hedeflerimize ve uğraşlarımıza önem vermeliyiz.
Evet sayın okur, yazımın sonuna gelebildiğine göre sana yolunda kılavuzluk edecek bir eser önerisinde bulunuyorum, ‘Paulo COELHO – Simyacı’ kitabı sana keyif verici, öğretici ve doyurucu bir kılavuz olacaktır.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder