Yapma Kadın!
Yapma! Severim. Öyle bir severim ki şaşarsın. Ağzıma giren
saçlarını severim mesela. Boynumu çizen tırnaklarını. Bir nefes kadar yakın
oluşunu ama uzak duruşunu severim. Güzel ahlakını severim. Ama sevmekten
korkarım. İncitmekten, kaybetmekten korkarım. Sonsuza kadar sürmeyecek
oluşundan korkarım. Ne kadar doğru bilmiyorum düşündüklerim. Umursuyor muyum
onu da bilmiyorum. Cevap vermeyişim istemediğimden değil. Kim istemez göğsünde
yatan kadının sıcaklığında huzur bulmayı? Bence bir erkeğin en mutlu olduğu
andır işte o zaman. Bir kadının omzunda yattığı an. Göklerin altında her şeyin
bir zamanı var. An bu an belki. Belki gelecek. Belki hiçbir an değil. Yine de
yaşamaktan korkmamak lazım.
Mutluluğu siktir et!
Bize huzur lazım. Düşüncelerin olmadığı, kalplerin
sızlamadığı bir beden lazım… Başarabilir misin kadın? Göklerin çektiği
fotoğrafları ölümsüzleştirebilir misin? Bir nefes kadar yakınken dokunamamak.
Saçlarını okşamamak için yumruğunu sıkmak. Bunlar bana acı vermiyor kadın. İçin
rahat olsun. Belki ben sadece geçerken geçerken dinlenmek için uğradığın bir
durağım. Belki de otobüs durağında vapur bekliyorsun.
Yıldızlara dokunmak istiyorsan aşağı atla. Ya ölür
yıldızların üstüne çıkarsın ya da bir ağaca takılır yıldızlardan mahrum kalırsın…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder