Bize Gönderin

Bize Gönderin;
Sevgili okur, eğer sen de bizimle yazdıklarını paylaşmak istersen, yazını önümüzdeki ayın 7'sine kadar -bokgibi1blog@gmail.com - mail adresine gönderebilirsin.
" Haydi dök bize kuruntularını... "

10 Mart 2017 Cuma

Her Şeyi Bilinçli Yapın -Aylak Bir Adam-

Neden duruyorsun ki? Hayallerin yok mu senin? Dünyanın en basit problemi olan para ile mi cebelleşiyorsun? Bırak bu palavraları. Cesaretim yok de. Açık ol. Ben hala kendime diyorum; Cesaretsizsin Coşku. Hala istediğin hayatı yaşamıyorsun. Hiçbir engel yokken birde.

Geçen ay yurt dışında olduğum için yazı yazamamıştım. Çok güzel anılar biriktirdim. Yine her zaman olduğu gibi efsane dostlar edindim. Doyasıya eğlendim, gezdim, gördüm, geldim. Her şey muhteşem geçmedi tabi ki. Yolda kaldım, yağmurda 1 saat otostop çektim, otostop çektiğim araç benden para istedi ama İngilizcesi olmadığı için anlaşamadık kaçmaya çalıştım kaçamadım mecbur para verdim ama her şeye rağmen çok güzel günler geçirdim. Hiçbir zaman vazgeçmedim. Vazgeçmeyeceğim.


İlk 2 yazımda hep yurt dışından bahsettim. Ama ülkemin de değerini bilen bir insanım. Yaz aylarında elimden geldiğince otostop ile denizin olduğu yerlere gider “bilinçli” bir şekilde kamp yaparım. (Bilinçli kelimesini vurgulamamın sebebi her yaz çıkan orman yangınları. Her sene bilinçsiz yapılan kamp ve mangallardan dolayı ciğerlerimiz yanıyor. Lütfen biraz daha dikkat edelim) Geçen yaz Gelibolu’da bulunan Güneyli’ye gitme kararı aldım. Babam bende geleyim değişiklik olsun dedi ve beraber koyulduk yola. Güneyli’de ki planımız arkadaşlarım ile kamp yapmak. Biraz yüzüp eğlendikten sonra denizin için doğru oluşmuş, kara ile bağlantısı olan muhteşem bir yer takıldı gözümüze. Orada kamp yapalım dedik ve yola koyulduk. Keskin kayaç yapısında sahip deniz kenarındaki kayalardan yürüyerek gidiyoruz ama yanımda terlik olmadığı için ayaklarımı nasıl kesiyor anlatamam. Normal bir yolda 20 dakika da ulaşılabilecek bir konuma 1 saatte vardık. Ayaklarımın altı kesik içinde. Ufak rüzgar esiyor ve hava kararmaya başladı. Dinlenmeye vaktimiz yok hemen odun, taş vb. işimize yarayan her şeyi toparlamaya başladık. Bir yandan da çadırları kuruyoruz. Ateşimizi yaktıktan sonra etlerimizi kızartmaya başladık. Bir yandan da demleniyoruz ayıptır söylemesi. Daha ne isterim ki dostlarım yanımda, kamp yapıyoruz ve ufaktan demleniyoruz. Zaman ilerledikçe bunaltıcı bir sıcak ile baş başa kaldık. Deniz çekilmeye başladı derken hiçbir şekilde araba inemeyecek bir yere araba inmeye başladı. Tabi biz ufaktan korktuk ama herhalde buraya gelmiyordur diyoruz. 20 dakika sonunda araba bir yan koya indi. Arada büyük bir taş var iki tarafta birbirini göremiyor. Issız bir yerdeyiz ve hemen aramızda şakalaşmalar başladı ulan ceset falan atmasınlar diye. Sonra şaka derken ciddiyete döndü arkadaşlar biz çaktırmadan bakacağız dediler. Dikkatli olun dedik gittiler 5 dakika sonra koşarak yanımıza geldiler. Nasıl telaşlılar anlatamam. Oğlum cidden ceset gibi bir şey atıyorlar dediler biz hemen fırladık çadırları topladık. Bir baktım arkamızdan gülüyorlar. Şaka lan şaka diye. Arkadaşlığımızı sorgulamalıyım sanırım. Neyse çadırları topladık deniz iyice çekildi, çok sıcak oldu biz burada durmayalım dedik gittik yana inen elamanların yanına. Adamların Jeep çadıra saplanmış traktör çağırmışlar. 2 ittik 1 kaktık ama yok çıkmaz o oradan. Bizimde kamp isteği kaçtı dedik bari arkadaşın yazlığına gidelim. Kamp yapmaya gelip muhteşem yataklarda uyuduk. 2 gün sonra sabah otostopa çıkıp Keşan’a döndüm. Yarı kamplı, ufak korkulu, bol eğlenceli bir anımız olmuş oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder