Neden duruyorsun ki? Hayallerin yok mu senin? Dünyanın en
basit problemi olan para ile mi cebelleşiyorsun? Bırak bu palavraları.
Cesaretim yok de. Açık ol. Ben hala kendime diyorum; Cesaretsizsin Coşku. Hala
istediğin hayatı yaşamıyorsun. Hiçbir engel yokken birde.
Geçen ay yurt dışında olduğum için yazı yazamamıştım. Çok güzel anılar biriktirdim. Yine her zaman olduğu gibi efsane dostlar edindim. Doyasıya eğlendim, gezdim, gördüm, geldim. Her şey muhteşem geçmedi tabi ki. Yolda kaldım, yağmurda 1 saat otostop çektim, otostop çektiğim araç benden para istedi ama İngilizcesi olmadığı için anlaşamadık kaçmaya çalıştım kaçamadım mecbur para verdim ama her şeye rağmen çok güzel günler geçirdim. Hiçbir zaman vazgeçmedim. Vazgeçmeyeceğim.
Geçen ay yurt dışında olduğum için yazı yazamamıştım. Çok güzel anılar biriktirdim. Yine her zaman olduğu gibi efsane dostlar edindim. Doyasıya eğlendim, gezdim, gördüm, geldim. Her şey muhteşem geçmedi tabi ki. Yolda kaldım, yağmurda 1 saat otostop çektim, otostop çektiğim araç benden para istedi ama İngilizcesi olmadığı için anlaşamadık kaçmaya çalıştım kaçamadım mecbur para verdim ama her şeye rağmen çok güzel günler geçirdim. Hiçbir zaman vazgeçmedim. Vazgeçmeyeceğim.
İlk 2 yazımda hep yurt dışından bahsettim. Ama ülkemin de
değerini bilen bir insanım. Yaz aylarında elimden geldiğince otostop ile
denizin olduğu yerlere gider “bilinçli” bir şekilde kamp yaparım. (Bilinçli
kelimesini vurgulamamın sebebi her yaz çıkan orman yangınları. Her sene
bilinçsiz yapılan kamp ve mangallardan dolayı ciğerlerimiz yanıyor. Lütfen
biraz daha dikkat edelim) Geçen yaz Gelibolu’da bulunan Güneyli’ye gitme kararı
aldım. Babam bende geleyim değişiklik olsun dedi ve beraber koyulduk yola.
Güneyli’de ki planımız arkadaşlarım ile kamp yapmak. Biraz yüzüp eğlendikten
sonra denizin için doğru oluşmuş, kara ile bağlantısı olan muhteşem bir yer takıldı
gözümüze. Orada kamp yapalım dedik ve yola koyulduk. Keskin kayaç yapısında
sahip deniz kenarındaki kayalardan yürüyerek gidiyoruz ama yanımda terlik
olmadığı için ayaklarımı nasıl kesiyor anlatamam. Normal bir yolda 20 dakika da
ulaşılabilecek bir konuma 1 saatte vardık. Ayaklarımın altı kesik içinde. Ufak
rüzgar esiyor ve hava kararmaya başladı. Dinlenmeye vaktimiz yok hemen odun,
taş vb. işimize yarayan her şeyi toparlamaya başladık. Bir yandan da çadırları
kuruyoruz. Ateşimizi yaktıktan sonra etlerimizi kızartmaya başladık. Bir yandan
da demleniyoruz ayıptır söylemesi. Daha ne isterim ki dostlarım yanımda, kamp
yapıyoruz ve ufaktan demleniyoruz. Zaman ilerledikçe bunaltıcı bir sıcak ile
baş başa kaldık. Deniz çekilmeye başladı derken hiçbir şekilde araba inemeyecek
bir yere araba inmeye başladı. Tabi biz ufaktan korktuk ama herhalde buraya
gelmiyordur diyoruz. 20 dakika sonunda araba bir yan koya indi. Arada büyük bir
taş var iki tarafta birbirini göremiyor. Issız bir yerdeyiz ve hemen aramızda
şakalaşmalar başladı ulan ceset falan atmasınlar diye. Sonra şaka derken
ciddiyete döndü arkadaşlar biz çaktırmadan bakacağız dediler. Dikkatli olun
dedik gittiler 5 dakika sonra koşarak yanımıza geldiler. Nasıl telaşlılar
anlatamam. Oğlum cidden ceset gibi bir şey atıyorlar dediler biz hemen fırladık
çadırları topladık. Bir baktım arkamızdan gülüyorlar. Şaka lan şaka diye.
Arkadaşlığımızı sorgulamalıyım sanırım. Neyse çadırları topladık deniz iyice
çekildi, çok sıcak oldu biz burada durmayalım dedik gittik yana inen
elamanların yanına. Adamların Jeep çadıra saplanmış traktör çağırmışlar. 2
ittik 1 kaktık ama yok çıkmaz o oradan. Bizimde kamp isteği kaçtı dedik bari
arkadaşın yazlığına gidelim. Kamp yapmaya gelip muhteşem yataklarda uyuduk. 2
gün sonra sabah otostopa çıkıp Keşan’a döndüm. Yarı kamplı, ufak korkulu, bol
eğlenceli bir anımız olmuş oldu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder