Bize Gönderin

Bize Gönderin;
Sevgili okur, eğer sen de bizimle yazdıklarını paylaşmak istersen, yazını önümüzdeki ayın 7'sine kadar -bokgibi1blog@gmail.com - mail adresine gönderebilirsin.
" Haydi dök bize kuruntularını... "

20 Nisan 2017 Perşembe

Şokella -Onur Albayrak-

Top sektirerek arkadaşlarının dışarı çıkmasını beklerken nasıl oldu da topu sektirecek çocukluğun seni terk etti be arkadaş? Nasıl oldu da topunun soyulmasına üzüldüğün günlerden iyiliğinin, hayallerinin soyulmasına üzüldüğün günlere geldin?
Sen de fark etmedin dimi? Bütün arkadaşların sen onları beklerken camın altında, onlar çoktan camlarını kırıp dışarı çıkarken, sen hala annene seslenip sana ekmek arası şokella göndermesini istiyorsun. Aç ulan gözünü aç. Tamam o maç arasında yediğin ekmek arası şokella dünyanın en güzel nimeti olabilir, ama şokella bile değişti be kardeşim.8 lira olmuş!
Yaaa öyle mal gibi bakarsın işte, şokella bile masumiyetini kaybetmişken hala masum kalabileceğini nasıl düşünürsün be salak!

Siktir lan ne alaka deme? Alaka, en çok da bu örnek alaka soktuğumun salağı! ulan hahahahahah hiç büyümeyeceksin dimi? Kale yaptığın o sokak taşları şimdi büyüdü apartman oldu! Ama yooook sen hala bakmak istediğin pencereden bak! bak bakalım sokakta top oynayan kimse var mı?
Tamam yeter sus artık, her şeyin farkındayım amına koyduğumun oğlu! Bir sen zekisin dimi siktiğimin ibnesi? Doğruyu yanlışı bir sen bilirsin değil mi? Ben bilmiyor muyum artık o yıllara dönemeyeceğimi? Ama bunu itiraf etmek ne kadar zor biliyor musun? Hiçbir şeyin eskiye dönmeyeceğini, annem hayattayken kokusunu içime çeke çeke sarılamayacağımı düşünmek... senin karşında ağlamayacağıma babamın üzerine yemin ettim kendime.
Üzerine yemin edebileceğim bir babam var ama sesini unuttum. Babanın sesini unutmak nedir biliyor musun? Geçmişsin kafamın içinde konuşuyorsun sadece. Benim kafamın içinde benden daha zeki olduğunu düşünüyorsun küstah! Ben bilmiyor muyum senin bu söylediklerini, senden çok her gün ben yüzleşiyorum bu gerçeklerle. Babam ulan babam! Orada bir yerde hayatta nefes alıyor, uyuyor, çay içiyor, sigara içiyor... Hep bir gün bırakacağım şu mereti deyip dururdu. Umarım bırakmıştır. Bu arada LM çok kötü sigara baba içeceksen de başka bir sigara iç. Neyse konumuz sigara markaları değil. Uzun zamandır baba kelimesini de söylemiyordum. Aslında söylemesi çok kolay ama bir o kadar da zor. Hele ki hali hazırda babanız hayattaysa. Geçen gün babama bir mektup gibi bir şey yazdım:
'Dün doğum günündü baba, unutmadım tabi ki. Hem niye unutayım ki? İnsan babasının doğduğu günü nasıl unutabilir ki? aramayı çok istedim yemin ederim. Biliyorsun boş yere yemin etmem, kızarsın. Ama telefonu açınca ne diyeceğimi bilemedim. Yaklaşık 5 yıldır her doğum gününde arayıp ilk hangi kelimeyi kullanmam gerektiğini düşündüm. Bulana kadar zaten gün bitiyor. Yani unuttuğumdan değil ne diyeceğimi bilemediğimden arayamadım bunca yıl. Umuyorum ki sen de ne diyeceğini bilmediğin için beni doğum günlerimde aramadın. Değil mi baba? 5 Ocak. Yeni yıl yeni umutlar getirdi bana derdin hep benim için. Unutmadın dimi? Unuttuysan da canın sağolsun be baba. Biliyorum bu kadar güçsüz olmama da kızardın. Ben senin sesini bir kere duysam, bana oğlum desen bütün dünyayla savaşırım baba biliyorsun.
Annemler nasıl? Burnumda tütüyor...
 Annem ben eve geç geldiğim, seninle ve abimle kavga ettiğim geceler bir köşeye geçip sessizce ağlardı hep, senin bağırmalarına değil de annemin göz yaşlarına üzülür, göz yaşlarının dökülmesine sebep olduğum için kendimden nefret ederdim.
Hani sana kızdıkça kendini mutfağa atar da sürekli sinirden yemek yapardı ya. O sinirden yaptığı yemeklerin tadı başka hiçbir yemekte olmuyordu gerçekten. Hatta bazen sırf o sinirle güzel yemekler yapabilsin diye sizin kavga etmenizi istediğim bile olurdu.
Neyse çok fazla uzattım farkındayım. Sizi düşünmekten bir an bile vazgeçmedim baba, özleminiz her gün daha fazla nefesimi kesiyor. Alışmaya çalıştım ama insan nefes alamamaya nasıl alışır baba? Hepinizi kucak dolusu sevgilerimle öpüyorum.'
              

Yani senin anlayacağın küstah bey benim kafamın içinde bana artistlik taslaman çok salakça. Bir şekilde hayatıma devam etmeye çalışıyorum sadece. Zaten her şey benim için bu denli zorken bir de seninle uğraşmayayım izin verirsen...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder