Bize Gönderin

Bize Gönderin;
Sevgili okur, eğer sen de bizimle yazdıklarını paylaşmak istersen, yazını önümüzdeki ayın 7'sine kadar -bokgibi1blog@gmail.com - mail adresine gönderebilirsin.
" Haydi dök bize kuruntularını... "

20 Ocak 2017 Cuma

Röportaj "Yener Akgül" -B.O.K. Gibi 1 Blog-

Yener Akgül kimdir?

Cevap: Büyük şehirde doğmuş büyümüş birisi olarak sürekli dışarıda geçen bir hayatım oldu. Her zaman sosyal biri oldum. Hem tiyatro hem müzikle uğraşarak hep sanatın içindeydim. Sanatı hayatımın içine soktum hep. Ankara’da büyüdüm ama babam sağolsun tüm illeri gezdirdi, tüm illerin kültürüne hakimim. Şu an ailem istedi diye mühendislik okuyorum. Ama ileride ki hayatımda konservatuar düşünüyorum. Ses eğitimi aldığım için en iyi yaptığım şey seslendirme olduğu için ilerde “spiker” olma isteğim var. Bende mühendis olacak kafa yok. Ben her şeyde sanatı katıyorum ister istemez. Ama şunu da söyleyebilirim okul bitince artık bir mühendisim.

Soru 1-) Kitap okuyor musunuz ve günde kaç sayfa kitap okuma imkanınız oluyor ?

Cevap : Kitap okuyorum ama çok fazla okuyamıyorum çünkü okulum devam ederken bir yandan da çalışıyorum. Ama kitap okuyarak uyurum genelde.

Soru 2-) Sizin için sanat nedir?

Cevap: Bağımsız yaptığım bir şey. Dışardaki insanlardan etkilenmeden kendi düşüncelerimi özgürce dışa vurabiliyorsam bu sanattır.



Soru 3-) En büyük hayaliniz ve gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz nelerdir?

Cevap: Gerçekten Türkiye’de ses getirecek bir müzikalde başrol oynamak. Üniversitede müzikal yönettim ama çok zordu çok uğraş istiyordu.

Soru 4-)  Peki biraz da özel hayatınızdan bahsedersek, dalga geçtiğiniz bir özelliğiniz var mı?

Cevap: “Karaktersiz” ev arkadaşlarım yüzünden artık benimde dalga geçtiğim konu Kırıkkale’li oluşumdur. Sürekli bu konuda üstüme oynarlar bende dalga geçerim onlarla birlikte.

Soru 5-) Bir kötü karakter olmak isteseniz hangisi olurdunuz?

Cevap: İnsanların acı çektiğini görerek ondan zevk alan, mutlu olan bir karakteri oynamak o karaktere bürünmek isterdim.

Soru 6-) Ulaşamadığın birisiyle tanışıp konuşma fırsatın olsaydı bu kim olurdu? Ondan neler öğrenmek isterdin?

Cevap: Tam isim veremem ama şöyle biri insan olsaydı ; 22 yaşında bir anda ünlü olup, topluma kendini kanıtlamış bir insan olsaydı gerçekten bu insanla tanışmak isterdim. Çünkü 22-23 yaşlarındayım piyasada kendimi ispatlamak zorundayım ve ondan bunu öğrenmek isterdim.

Soru 7-) İzlemekten sıkılmadığınız ve tekrar tekrar izlediğiniz film veya filmler nelerdir?

Cevap: Harry Potter serisi. Baştan sona en az 20-25 kere izlemişimdir. Repliklerini şuan ezbere atabilirim.

Soru 8-) Üniversite hayatınızda unutamadığınız olay nedir?

Cevap: İki tane olay var birisi ; müzikal. Sahneledikten sonra konuşma yaptığım o an. Diğeri ise ; her zaman eğitimci olmak istiyordum, insanların  böyle bana bir şeyler söyledikten sonra algıyı görüyorsun ve insanların benden bir şeyler öğrendiğini görünce bir hayalim daha tamam oldu.

Soru 9-) Yaptığınız en büyük çılgınlık nedir? Kısa cümlelerle anlatabilir misiniz?

Cevap: Ergenlik dönemimde annemle babama karşı çıkışımdır. Dayak yiyeceğim diye o kadar korktum ki.. 10. Sınıftaydım aileme karşı çıktım ama öyle böyle değil. “Ben okulu bırakıyorum konservatuara girecem falan.” Denemelerini yaptım ama duygu sömürüsüyle engellediler beni. “Evlatlıktan reddediriz, mühendislik okumazsan hakkımızı helal etmeyiz.” Ben o sırada yine reklamlarda falan oynuyordum. O konservatuar a hazırlanırken dizi teklifi aldım, Ankara’da çekilen dizilerden birinde. Tam 12. Sınıftaydım tam sınav zamanı diye annem izin vermedi ve benim en büyük çılgınlık o zaman annemi dinlemekti.

Soru 10-) Ne tür müzikler dinlersiniz?

Cevap: Tam anlamıyla dinlediğim bir tür yok. Ama söylemek konusunda “özgün müzik” söylerim. Ama bir şarkı aç derseniz “Hayko Çepkin” açarım. Üniversiteye gelene kadar hiçbir konserini kaçırmadım. Hatta lisede yaşım tutmuyordu bar konserine giremedim diye kapıda babamla birlikte taşın üstünde bekledim. Menajeri gördü içeri aldılar babamla beni, en üzüldüğüm kısım ise içerde Hayko benimle değil babamla sohbet etti.

Soru 11-) Çalacak olsanız hangi enstrümanı çalmak isterdiniz?

Cevap: Buna ‘haydaa’ diye cevap veririm. Çünkü çok ayran gönüllüyüm bu konuda. Tüm enstrüman aletlerini çalmak istiyorum. İlk öğrenirken babama yalvardım, babam almadı. İlköğretim 2. Sınıfta müzik hocası gitar kursu açılıyor dedi. Bende annemden babamdan gizli gittim yazıldım kursta hocanın gitarıyla çalıyorum. Sonra hocam dedi ki “Oğlum git kendine bir gitar al çünkü evde çalışamıyorsun belli” ondan sonra eve gittim dedim ki “ Ben iki haftadır gitar kursuna gidiyorum, bana bir gitar lazımmış bide kursun ücretini istiyorlar.” İşte ondan sonra babam sevmedi beni. /Bence sen evde sevilmeyen çocuksun?\ /Yok hayır evde sevilmeyen çocuk ablamdır.\ /Sevilen çocuk böyleyse ablanı düşünemiyoruz…\ Sonralarda küçük bir org aldılar, ısrarlarıma devam ettim keman aldırdım sonra profesyonel bir piyano aldırdım en son şan dersine gitmek istedim ve şuan da çello almak istiyorum o yüzden çalışıyorum para kazanmam lazım. /okul kantininde çay satıyor\

Soru 12-) Son olarak tiyatro sizin için neyi ifade ediyor?

Cevap:  Tiyatro benim için ilköğretim yıllarında başlıyor, o zamanlardan başladım oynamaya. Bir çocuk oyunu ve bir de Keşanlı Ali Destanı oyununda oynadım. Liseye geçtiğimde de O.D.T.Ü. mezunu bir hocadan drama eğitimi aldık, bu süreçte müzikte geldi sonra bu ikisini birlikte yapmaya karar verdim. Tiyatro benim için “Hükümdarlık” tır. Sahneye çıkıyorsun ışık senin üstünde ve herkes senin söylediklerini dinliyor, dinlemek zorunda.

Soru 13-) Yıkmak istediğiniz bir gelenek var mı?

Cevap: Çok klasikleşmiş olabilir ama kadın ve erkek ayrımını toplumdan gerçekten silmek istiyorum. Toplum içinde kadınla erkek kesinlikle aynı olmalı. Bir çift dansa gidiyor bakıyorsun erkek olan “Ben sevgilimi dansa göndermem.” Ama dans ta bir kadın bir erkek var. Sen dans edebiliyorsan o insan da dans edebilir. Ne farkınız var ki? Tüm benliğimle kadın ve erkeğin her konuda eşit olduğunu düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder